Yeni bir hayat…

Yeni bir hayat için Wellness

“Wellness”

Wellness son yılların sihirli sözcüklerinden biri, belki de birincisidir. Herkes hayatına bu sözcüğün anlamlarını yüklemeye çalışıyor. Bu sözcüğe göre yaşamaya gayret ediyor. “Wellness otelleri”nde tatil yapıyor, “Wellness tarzı” giyiniyor, yiyor, içiyor. Hatta ev eşyalarını, mutfak araç-gereçlerini seçerken bile wellness ile ilişkisi olan yöntemlerden (örneğin Feng Shui’den) yararlanıyor. İsterseniz işe bu sözcüğü tanımakla başlayalım.

Bu İngilizce sözcüğün tam karşılığını (pek çok dilde olduğu gibi) bizde de sadece bir kelime ile ifade etmek kolay değil. Biz Wellness’ı “kendini iyi hissetmek” olarak tanımlıyoruz. Ama onun bundan çok daha derin anlamlar taşıdığını da biliyoruz. Wellness bir yaşam tarzıdır. Bu yaşam tarzı, “hayatın keyifli, eğlenceli, sağlıklı, uzun, enerjik, ruh ve beden dengesi içinde yürütülmesini” tanımlar. Bir başka deyişle “yemeğinizi bir takıntı veya ihtiyaç olmaktan çıkarıp sağlıklı ve hoş bir eğlenceye dönüştürebildiğiniz, stresi hayatınızı daha üretken hale getiren bir araç gibi yönetebildiğiniz, fiziksel aktivite ve egzersizleri olmazsa olmaz bir yaşam biçimi olarak sürdürdüğünüz ve kendinizi daima formda, enerjik hissettiğiniz yeni bir hayat”ın adıdır Wellness yaşamı.

BEDEN-RUH DENGESİ

Bu hayatı benimseyenlerde beden-ruh dengesi daha sağlamdır. Kaslar ve kemikler daha güçlü, iç organlar daha sağlıklı ve verimli, beyin daha üretken, hayat daha neşelidir. Wellness yaşam tarzını sürdürenler kilo sorunu nedir bilmezler. Hastalığı da, sağlığı da akıllıca yönetirler. Yaşam kaliteleri daha yüksektir. Yani daha az hasta olurlar, daha sağlıklı bir hayat sürerler. Fiziksel ve zihinsel kapasiteleri de, uyumları da mükemmeldir. Bu nedenle daha uzun ve sağlıklı bir hayatı zaten hak ederler.

HUZURLU VE ÜRETKEN

Wellness’a inananlar daha olumlu, iyi huylu, yapıcı, üretken, hoş görülü ve huzurludur. İnsanlarla daha samimi ilişkiler kurar, daha az eleştiri, daha çok övgüye odaklanırlar. Kendilerinden emindirler. Hatalarını da, güçlerini de, günahlarını da, sevaplarını da iyi bilirler. Wellness onlara mükemmel bir sağlık yanında optimal bir fizyolojik ve psikolojik güç ile yeteri kadar sosyal başarıyı çoktan sağlamıştır.

YÜKSEK ENERJİ DÜZEYİ

Wellness yaşam tarzını benimseyen biri, sigara içmez, alkol tüketimini abartmaz. Uykusuna önem verip kişisel temizliğine özen gösterir. Öz saygısı yüksektir. Sadece bedensel değil ruhsal yönden de esnektir. Zihin açıklığı maksimum düzeydedir. Bütün bunları Wellness’ın kazandırdığı yüksek enerji düzeyi ile başarır. Kendini formda hissetmek onun için yemek içmek kadar doğal, sıradan bir şeydir. Bitkinlik, yorgunluk, halsizlik, uyku hali, unutkanlık, depresyon gibi sözcükler onun kitabında yer almaz!

İŞYERİNDE VERİM

Wellness yaşam tarzını benimseyenler işlerinde daha verimlidir. İşyeri ve işe uyumları mükemmeldir. İşe devamları tamdır. İşyerinde stres üretmezler. Evlerine iş stresleri ile dönmezler. Diğer çalışanlar ve patronları ile ilişkileri mükemmeldir. İyi odaklanır, çabuk konsantre olurlar.

SOSYAL BAŞARI

Wellness daha çok sosyal başarı demektir. Formda, güçlü, sağlıklı ve kendini iyi hisseden biri çevresi ile daha güçlü, etkili bağlar kuracaktır. Daha verimli ve sağlam dostluklar edinecek, daha keyifli arkadaşlar bulacaktır. Yaşam tarzını “kendini iyi hissetmek” üzerine odaklayanlar sadece kendileri huzurlu olmazlar. Çevrelerine de huzur, sevgi, iyi enerji saçarlar.

Wellness yaşam tarzını benimsemek, kendini daha iyi ve zinde hissetmenin en etkili yoludur. Bu yaşam tarzına giden yolun iyi beslenme, düzenli fiziksel aktivite, güçlü bir beden-ruh ilişkisi ve psikolojik dengeden, akıllı bir stres yönetimi ve kaliteli bir uykudan geçtiğini lütfen unutmayın. Gazetemizin “KELEBEK” ekindeki “Yaşam Reçeteleri” bölümünde bu haftadan itibaren “Wellness Notları” köşesinde bu daha iyi yaşamın yol haritasına ilişkin ip uçlarını sık sık bulacaksınız. Bu bilgilerin sizi Wellness tipi bir yaşama daha kolay kavuşturacağını unutmayın. İşte onlardan ilki!

İŞYERİNDE WELLNESS VERİMLİLİĞİ ARTIRIR

Kaliteli bir yaşam sürebilmeniz için işyeri sağlığınızı iyileştirmeniz, mutlu, keyifli bir iş ortamı oluşturmanız, iş yerinde de beslenmenize, aktivitenize, ruh halinize önem vermeniz gerekiyor. Neredeyse zamanınızın üçte birlik bölümünü işyerinizde geçiriyorsunuz. Bu süre içerisinde işyerinin havasını soluyor, muhtemelen en az bir öğününüzü bu süre içinde yiyorsunuz. İşyeri aktiviteniz genel fiziksel aktivitenizin önemli bir parçası haline geliyor. Yüklendiğiniz ve yönetmekte güçlük çektiğiniz streslerin çoğu işyerinde üretiliyor. İşyerinde oturma biçimimiz bile yaşam kalitemizi etkiliyor. Bel, boyun, sırt ağrılarından yakınanların, görme, işitme sorunu yaşayanların, sık sık üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalananların çoğu, bunların nedeninin işyerinin sağlıksız koşulları olduğunu bilmiyor. Özellikle oturarak iş yapılan mesleklerde yanlış duruş oturuş, masa başında geçirilen uzun süreli hareketsiz saatler, kas ve kemiklerin fizyolojik yapılarını bozabiliyor. İşyeri ruh sağlığı açısından da önemli. Yöneticiler, iş sahipleri, iş arkadaşlarıyla geliştirilen ilişkiler ne kadar pozitif, güçlü, güvene dayalı ise kaliteli bir hayat sürme şansı o kadar artıyor. Işığı yetersiz, havalandırması bozuk, sigara dumanı bol, gürültüsü fazla, ilişkileri gergin, yarışmacı ruhu abartılmış, herkesin birbirinin ayağını kaydırmaya çalıştığı, zaman zaman küçük molaların alınmadığı işyerlerinde beden ve ruh dengesi daha fazla bozuluyor. Hastalanmak kolaylaşıyor.

WELLNESS NOTLARI

Wellness yaşam tarzını benimseyenlerde beden-ruh dengesi daha sağlamdır. Kaslar ve kemikler daha güçlü, iç organlar daha sağlıklı ve verimli, beyin daha üretken, hayat daha neşelidir.

Wellness yaşam tarzını sürdürenler kilo sorunu nedir bilmezler.

Wellness’a inananlar daha olumlu, iyi huylu, yapıcı, üretken, hoş görülü ve huzurludur.

Wellness yaşam tarzını benimseyen biri, sigara içmez, alkol tüketimini abartmaz. Uykusuna önem verip kişisel temizliğine özen gösterir.

Wellness yaşam tarzını benimseyenler işlerinde daha verimlidir. İşyeri ve işe uyumları mükemmeldir.

Hürriyet Gazetesi, Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU